REHBER ECZANEM PROGRAMINA DİYABET VE HİPERTANSİYON DA EKLENECEK

17.5.2018
66 kez Okunmuştur.

  AŞI KARŞITI KAMPANYALAR TOPLUM SAĞLIĞINI RİSKE ATIYOR

  1. Bölge Tokat Eczacılar Odası Başkanı Ahmet Dutoğlu, 2017 verilerine göre aşı yaptırmayan aile sayısının 23 binleri aştığını belirterek, ``Aşı karşıtı kampanyalar; toplumda kafa karışıklığı yaratmakta, aileleri tedirgin etmekte, salgınların başlamasına zemin hazırlamakta ve toplum sağlığını riske atmaktadır.`` dedi. Dutoğlu, ``Rehber Eczanem`` programına Astım / KOAH hastalığının yanı sıra diyabet ve hipertansiyon hastalığını da eklemeyi planladıklarını söyledi.

            Eczacılar Günü dolayısıyla 41. Bölge Tokat Eczacılar Odası tarafından Tokat`ta eczacılara yönelik program düzenlendi.

            Programın açılış konuşmasını yapan 41. Bölge Tokat Eczacı Odası Başkanı Ahmet Dutoğlu, Türkiye`de bilimsel eczacılığın temellerinin atılmasının üzerinden 179 yıl geçtiğini anımsattı.  1839 yılının 14 Mayısında, Mekteb-i Tıbbiye`de açılan eczacılık sınıfı ile eczacılığın ülkemizde akademik bir mesleğe dönüştüğünü belirten Dutoğlu, ``Bu sebeple 14 Mayıs; biz eczacılar ve mesleğimizin geleceği için, önemli ve simgesel bir tarihtir.`` dedi.

            Eczacılar olarak köklü, güçlü ve halk sağlığını her şeyin üstünde tutan bir sağlık meslek mensubu olmanın gururunu yaşadıklarını ifade eden Dutoğlu, ``Türk Eczacıları Birliği olarak 62 yılı aşan mazimizle, 54 Bölge Eczacı Odamızla yaklaşık 35 bin eczacının sesi olmaya devam ediyoruz. Geçmişten aldığımız birikimle, mesleğimize duyduğumuz güvenle ve meslektaşlarımızdan aldığımız güçle çıktığımız bu yolda; eczacılık mesleğini ileriye taşımak, insan ve toplum sağlığına değer katmak için çalışıyoruz.`` diye konuştu.

            2009 yılından beri 14 Mayıs Eczacılık Gününün belirli temalar çerçevesinde kutlandığını, bu sene de iki tema belirlendi söyleyen Dutoğlu, şunları kaydetti:

            ``Bu temalardan birisi; `Toplum sağlığı, kamu yararı, mesleki gelecek için birlikleyiz, birlikteyiz!`

Meslek örgütleri, demokratik mekanizmalarla temsil yeteneği kazanmış, Anayasamızla güvence altına alınmış, kamu kurumu niteliğindeki yapılardır. Mesleki ve toplumsal boyutta sorumlulukları bulunan meslek birlikleri, aynı zamanda demokratik birer sivil toplum kuruluşudur. Bugüne dek mesleğimiz ve meslektaşlarımız adına pek çok şeyi birlikte başardık; toplum sağlığı adına ve kamu yararına pek çok kazanım elde ettik.

            Dün olduğu gibi bugün de mesleğimizin ve ülkemizin geleceği için çalışıyor, meslektaşlarımızın haklarını korumak ve seslerini duyurmak adına adımlar atıyoruz ve diyoruz ki, mesleğimiz, meslektaşlarımız ve halkımız için birlikteyiz.

            Biz eczacılar, hasta ihtiyaçlarının doğru tanımlanması, ilaçların doğru kullanılması, sağlık bakım hatalarının azaltılması, farmakovijilans gibi birçok alanda halkımıza ve ülkemize önemli katkılar sunuyoruz. Eczacılar, köylerden kentlere yayılan hizmet ağı ile en kolay ulaşılan sağlık çalışanlarıdır

Eczacılar; ilaç suiistimali ve yanlış ilaç kullanımında bir kontrol ve denetim mekanizması işlevi görerek, piyasa için güvenlik ağı oluştururlar. Bebek, çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek; sağlıklı yaşamın önceliklendirilmesinden, ilaç tedavisi sonuçlarının iyileştirilmesine kadar yaşamın her aşamasında hastalarının yanında yer alan, onları destekleyen sağlık çalışanlarıdır.

            İşte bu nedenle belirlediğimiz bir diğer temamız da `Hastalıkta Sağlıkta, Yaşamınızın Her aşamasında eczacınız yanınızda.`

            Dutoğlu, Türk Eczacılar Birliği olarak Eczacı Odaları aracılığı ile 2015 yılından bu yana `Rehber Eczanem` adıyla bir program yürüttüklerini belirterek, şöyle devam etti:

            ``Sağlık Bakanlığımızın da bilgisi ve desteği dahilinde yürüttüğümüz Rehber Eczanem Programı, serbest eczacılar aracılığı ile sağlanan bir hastalık yönetim programıdır.

İlk yıl Astım / KOAH hastalarımız için başlattığımız bu programa bu yıl da diyabet ve hipertansiyon hastalarımızı dâhil etmeyi planlıyoruz.

            İnanıyoruz ki bu program; ilaç uzmanı olarak ciddi bir eğitimden geçmiş, sürekli mesleki gelişim felsefesi ile uzman olduğu bu alanda bilgilerini her daim güncelleyen biz eczacıların sağlık sistemi içerisinde daha etkin bir şekilde konumlandırılmasını sağlayarak hem hastalarımıza hem sağlık otoritesine hem de ülke ekonomimize önemli katkılar sağlayacaktır.

            Birlik vizyonumuzda da ifade ettiğimiz gibi amacımız; hastaya, kamuya, eczacıya ilaç olmak...

Toplum sağlığını önceleyen bir sağlık meslek örgütü olarak her fırsatta dile getirdiğimiz bir konu var; reçetesiz ilaçlar. Sağlık sistemimizin ve toplumumuzun reçetesiz ilaç kategorisinin genişletilmesine hazır olmadığını düşünüyoruz. Reçetesiz ilaçların beraberinde ilaçta reklamı, ilaçta fiyat artışını ve ilacın eczane dışına çıkmasını getirmesinden duyduğumuz endişeyi de ifade ediyoruz.

            Ülkemizde sağlık okur yazarlığının istenen seviyede olmadığını sık sık dile getiriyoruz. Bu durum, sağlık çalışanlarının ve bilim insanlarının daha sorumlu, daha hassas davranmasını gerektiriyor. Ancak medyada yer alan bazı isimlerin bilimsellikten uzak, toplumu yanlış yönlendirecek açıklamalarını üzüntüyle ve endişeyle takip ediyoruz.

Sağlık meslek mensuplarının en temel şiarı olan ``Primum non nocere`` yani ``Önce zarar verme`` ilkesini hiçbir zaman göz ardı edemeyiz. Toplum sağlığını tehlikeye atmaya kimsenin hakkı yoktur. Sağlık Bakanlığımızın daha önce gündeme aldıkları, medyaya çıkacak bilim insanlarına uygulanacak ekran sertifikası ve akreditasyon kurulu uygulamalarını bir an önce hayata geçirmeye davet ediyoruz. Aşı karşıtı kampanyalar; toplumda kafa karışıklığı yaratmakta, aileleri tedirgin etmekte, salgınların başlamasına zemin hazırlamakta ve toplum sağlığını riske atmaktadır.

            Aşı yaptırmayı reddeden aile sayısında büyük bir artış söz konusu. Ülkemizdeki aşı reddinin yıllara göre değişimine dair veriler şu şekildedir

            2011 yılında aşı reddi 183, 2013 yılında 913, 2015 yılında 5 bin 91, 2017 verilerine göre ise 23 binleri aşmış durumda. Vahim ve ivedilikle önlem alınması gereken bir tabloyla karşı karşıyayız.

Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanımız Sayın Dr. Ahmet Demircan`ın aşıyı reddetmenin kişinin sadece kendisini ilgilendirmediğine ve aşının toplumsal bir olgu oluğuna dair yaptığı açıklamayı destekliyoruz.

Çocuklarını aşılatmayan ailelere çağrıda bulunuyoruz:

            Bilimsellikten uzak aşı karşıtı propagandalar yüzünden çocuğunuzun hayatını riske atmayın. Aşıyla önlenebilecek hastalıkların çocuğunuzun, ailenizin ve toplumun geleceğini karartmasına müsaade etmeyin.

            Şunu açıkça ifade etmeliyim ki yaşamın ve yaşatmanın önemini bilen bir sağlık meslek örgütü olarak, yıllardan beri acı ve üzüntüler yaşamamıza sebebiyet vermiş olan teröre karşı yürütülen mücadelede tarafımız hiç kuşkusuz ülkemizin yanıdır. Kahraman gazi ve şehitlerimizi minnetle anıyoruz.

            Kısa bir süre sonra gerçekleşecek seçimlerin ülkemiz ve ülkemizin geleceği adına hayırla sonuçlanmasını diliyorum.

Misafirlerimize sağlıklı günler dilerken tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Eczacılık Günü`nü bir kez daha kutluyorum.``

FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 17.5.2018
Güncelleme Tarihi : 17.5.2018
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
LİG PUAN DURUMU
En Son Yorumlar