100 yıl önce Mevlevi Alayı

15.1.2015
588 kez Okunmuştur.

Tokat’ta 1. Dünya Savaşı’nda gönüllülük esasına dayalı olarak vatan savunmasına katılan Mevlevi Alayı’nı anmak amacıyla program düzenlendi. Tokat Mevlevihanesi’nde toplanan katılımcılara Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Çolak 14 Ocak 1915’te çekilen fotoğraflar ve yapılan gazete haberleri üzerinden bilgi verdi. Çolak, Birinci Dünya Savaşı`nda Şam`da bulunan 4`üncü ordu bünyesine Türkiye`nin farklı noktalarında bulunan Mevlevihanelerden şeyh ve müritlerin katıldığını söyleyerek, ''Biz Birinci Dünya Savaşına girdiğimizde bütün Müslümanlar İngilizler`e, Fransız`lara ve sömürge altındaki topraklara karşı savaşa davet edildiler. Bu cihad-ı ekbere manevi bir destektir” dedi.

            Mevlevi alayından beklenenin ön safta savaşmaları olmadığını söyleyen Çolak; Mevlevilerden beklentinin sadece Kur’an-ı Kerim ve sema gösterileriyle orduya manevi destek vermek olduğunu, Mehmet Reşat`ın bu çağrısına hemen hemen tüm Mevlevi dergahlarının uyduğunu söyledi.

            Tokat`ta büyük bir törenle tam 100 yıl önce 31 şeyh ve müridin uğurlandığını belirten Çolak; “Meydan Cami önünde yapılan kalabalık bir toplantıyla, şehrin o günkü mülki ve askeri erkanın hazır bulunduğu kalabalık bir uğurlamayla uğurlandılar ve Şam`a gittiler. Şam`da bulunan 4`üncü ordu bünyesinde yerleştirildiler. Bunlar 1917`ye kadar Şam`daki 4`üncü ordumuza moral desteği vermek üzere bölgede bulundular'' dedi.

            İlk ortaya çıkan 100 yıl önceki uğurlama töreninden çekilen fotoğraflar ile sunum yapan Çolak, 31 şeyh ve müridin kaçının geri Tokat`a geldiklerini bilmediklerini söyledi.

            Burada bir konuşma yapan Vali Cevdet Can; “Allah o acılı günleri ülkemize bir daha göstermesin. Bu topraklardan hep barış, dostluk, hoşgörü ve kardeşlik çıkmıştır. Dünya buradan hep mutlu kalmış, mutluluk dünyaya bu topraklardan dağıtılmıştır” dedi.

            Mevlana Hazretlerinin Tokat halkını överek “Tokat’a gitmek gerek” dediğini, Hacı Bektaş ı Veli Hazretlerinin ise Tokat’ı “Alimler konağı, şairler yatağı, fazıllar yurdu” olarak ifade ettiğini söyleyen Vali Cevdet Can; “Bu topraklar mübarek ve bereketli topraklardır” dedi.

            Daha sonra Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi.

MEVLEVİ ALAYI NASIL ORTAYA ÇIKTI?

            Mevlevi Alayı fikri, Birinci Dünya Savaşı`nın ilk günlerinde, kendisi de Mevlevi olan ve tahta çıktığında Mevlevi Şeyhi Abdülhalim Çelebi`nin kılıç kuşattığı Sultan Reşad, bu savaşta Mevlevilerin manevi desteklerini önemsemekle birlikte, bizzat savaşa iştiraklerinin Osmanlı ordusunun başarıya ulaşmasına önemli katkı sağlayacağını düşünerek, Filistin cephesine gönderilmek üzere bir ''Mücahidin-İ Mevleviyye Alayı'', Kafkas cephesine gönderilmek üzere de ''Mücahidin-İ Bektaşiyye Alayı'' kurulmasını arzu etmişti. Bunun için İstanbul`daki Mevlevilere bir alay sancağı ile bir kılıç göndermiş, kurulacak alaya bütün Mevlevilerin kayıt olmasını arzu ettiğini bildirmişti.

            Görev, ''Cihad-ı Mukaddes'' ilanını takip eden günlerde bütün Mevlevilerin kendisine bağlı olduğu Konya Mevlana Dergâhı Şeyhi Veled Çelebi verildi, ondan bir ''Gönüllü Mevlevi Alayı'' teşkili istendi. Veled Çelebi, Mücahid-i Mevleviye Kumandanı olarak miralay (albay) rütbesiyle bu alaya komuta etti ve üç yıl Şam`da yaşadı.

            İttihat ve Terakki`nin üç önemli isminden Cemal Paşa`nın, hatıralarında kendine aitmiş gibi anlattığı Mevlevi Alayı fikri, kısa zamanda diğer Mevlevi dergâhlarında da destek bulmuştu. Ülkedeki bütün Mevlevi dergâhları, savaşa katılmak üzere gönüllüler toplamaya başladı. Aynı şekilde, Bursa Mevlevihanesi şeyhi de gönüllüler topluyordu. Alay sancağının Veled Çelebi`ye teslimiyle birlikte, katılan gönüllü dervişlere ve şeyhlere de çeşitli rütbeler verilmişti. Alayın mevcudu, 47 Mevlevihaneden muhtelif sayıda gönüllü katılımıyla 1026 kişiye ulaşmıştı. Birlik gerçekte bir tabur büyüklüğündeydi ama adı ''Mevlevi Alayı'' olarak kaldı...

            Alaya en fazla gönüllü, 138 Mevlevi ile şeyhliğini Abdülbaki Efendi`nin yaptığı İstanbul Yenikapı Mevlevihanesi`nden katılmıştı. Kıbrıs gibi uzak ve ulaşımı zor veya düşman işgaline uğramış bölgelerdeki Mevlevihaneler dışında Anadolu`nun hemen hemen her tarafından Mevlevi şeyhleri önderliğinde birer ikişer kişi de olsa alaya katılmıştı. Bunu Konya izledi. Konya Mevlana Dergahı`ndan 110, Bursa`dan 67, Tokat’ta 31 şeyh, derviş ve mürit iştirak etti. Alayda, şeyhi Burhanettin Efendi olan Gelibolu Mevlevi Dergâhı’ndan ise 7 kişi vardı.

            Teşkil olunan alaya askeri anlamda müşavirlik yapmaları için Harbiye Nezareti tarafından Kolağası Hüseyin Hüsnü ve Doktor Kıdemli Yüzbaşı Behçet ve Eczacı Zühdi beyler görevlendirilmişti. Alay, başlarında Mevlevi sikkesi, sırtlarında derviş cübbesi, elleri kılıçlarının kabzalarında olduğu halde Harbiye Nezareti önünde toplandı. Yapılan tören ve dualardan sonra Mevlevi alayı, Şeyh Abdülbaki Efendi başkanlığında Haydarpaşa tren istasyonundan Konya`ya uğurlandı. Alayın sancaktar` Ankara Mevlevihanesi Şeyhi Mustafa Nureddin Dede (Nuri Dede), idi. Yol boyunca diğer tekke ve zaviyelerden de katılımlar oldu ve uğranılan istasyonlarda bu gönüllülere büyük ilgi gösterildi.

Alay, Afyon’da bir iki gün kaldı. 8 Şubat 1915.te Afyon’dan ayrılan Mevlevi Alayı Konya’ya ulaştı. Birkaç gün içinde diğer Mevlevihanelerden gelen Mevlevi şeyhleri ve maiyetlerindeki demişler de katıldılar. Konya’da alayın teçhiz işlemleri başladı. Harbiye Nezareti tarafından organize edilen teçhiz işlemlerinde; alayın komutanı olan Veled Çelebi için komutan çadırı, şeyhlere subay çadırları, er sıfatındaki dervişler için de yine çadırlar, kaput, karavana, matara, fıçı vb. malzemeler temin edildi. Alay 26 Şubat Cuma gününe kadar gerekli tüm hazırlıklarını tamamladı. Aynı gün Cuma namazını müteakip Mevlânâ Dergâhı önünde uğurlama merasimi yapıldı. Mevlânâ Dergâhı mescidine konulan sancak dualarla çıkartıldı. Dergâhın Ser-tariki Adil Çelebi dua etti ve Mevlevi gülbânkı okudu. Burada gönüllülere silahları dağıtıldı. Resimler çektirildi ve gönüllü alayı; Kumandan Çelebi Efendi; ellerinde silahları, başlarında sikkeleriyle Mevlevi şeyhleri, binlerce ahâli ile birlikte kışlaya doğru yola çıktı. Mevlevi Alayı kışlada askeri heyet tarafından karşılandı, daha sonra vilayet önüne hareket edildi. Mülki erkânla vedalaşıldı ve alay, Konya’dan ayrılmak üzere tren istasyonuna ulaştı ve trenle Şam`a hareket etti. Şam`a ulaşan Mevlevi Alayı, daha önce gelen diğer gönüllü Mevlevilerle birleşerek yolculuğunu tamamladı.

            Şam`da toplanan alay, Cebel-i Lübnan`da karargâh kurmuş olan 4. Ordu`nun emrine verilmiş ve hemen talimlere başlamıştı. Alay mensuplarına zaman zaman yürüyüş ve atış talimleri yaptırıldı, fakat tam bir savaş eğitimi verilmedi. Mevlevi şeyh ve müritlerinin tabiatlarının savaşmaya uygun olmadığı düşünülerek cepheye gönderilmediler. Cepheye gitmeyen Mevlevi gönüllüler de hem merkez karargâhta, hem de bazı birliklerde çeşitli görevler yaptılar. Bu görevlerden belki de en mühimi, ojistik ve sıhhiye hizmetleri yanında askerlere moral desteği vermeleriydi. Mevleviler Şam`da kaldıkları yaklaşık 3 sene zarfında, dergâhlarında olduğu gibi sema törenlerine ve musiki ziyafetlerine devam etmişler, halkın ve askerlerin maneviyatlarını yüksek tutmaya çalışmışlardır. Bu esnada alay mensuplarından bazı yaşlı ve hasta dervişler vefat etti. Suriye bozgunundan sonra ordunun kuzeye çekilmesi ile birlikte 3 seneye yakın kaldıkları Şam`dan ayrılan alay mensubu Mevlevi şeyhleri ve dervişleri tekrar Mevlevihanelerine döndüler.

            Birinci Dünya Savaşı`nda teşkil edilen Mevlevi Alayı, Çanakkale cephesinde hiç bulunmadığı gibi, Gelibolu Mevlevihanesi de zaten o günlerde faal değildi... Mevlevihanenin şeyhi veya müritleri de başka kentlere göçmüşlerdi. Mevlevihanenin bulunduğu bölge Balkan Savaşı`nın patlamasından itibaren askeri bölge içine alınmış ve yapıları hastane, depo, koğuş olarak kullanılmıştı... Bu işlevini Birinci Dünya Savaşı sırasında da sürdürdü... Dolayısıyla, Gelibolulu 6 mürit ve postnişin Burhaneddin Efendi de alaya başka kent ve kasabalardan katılmışlardı...

CEMAL PAŞA`NIN HATIRALARINDA MEVLEVI ALAYI

            Mısır`daki İngiliz ordusuna karşı Filistin ve Kudüs`ü savunan, ayrıca Kanal Harekatını gerçekleştiren IV. Ordu Komutanı Cemal Paşa, hatıralarında Mevlevi Alayı hakkında şunları yazmıştı:

''İstanbul’dan hareketimizden 36 saat sonra Konya`ya varmıştık. Veled Çelebi Hazretleri ile tanıştım. Bir gönüllü müfrezesi ile Mısır seferine iştirak edecek olurlarsa ordunun, Hazreti Mevlana`nın ruhaniyetinden istifade edeceğini söz arasında söylemiştim. Benim hareketimden bir müddet sonra kendisi `Mevlevi Gönüllü Alayı` adlı askeri bir birlik tertip ederek Suriye`ye geldi. Uzun süre Suriye`de bana refakat etmekten geri durmadığı gibi, maiyetine aldığı Türk gençlerinden meydana gelen ordu, muhtelif hususlarda pek çok hizmet gördü. Çeşitli kolordularımı ve diğer birliklerimi Çanakkale, Bağdat ve Bitlis bölgelerine gönderdikten sonra nihayet öyle bir hale geldim ki, elimde Türk birliği olarak Şam`da bulunan Mevlevi Alayı ile ordu karargâhı için Dobruca gönüllülerinden teşkil ettiğim bir piyade bölüğünden başka hiçbir şey bulunmuyordu.''

 

Kaynak; http://www.gallipoli-1915.org/mevlevi.htm

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 15.1.2015
Güncelleme Tarihi : 15.1.2015
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
LİG PUAN DURUMU
En Son Yorumlar