İŞİTME KAYBI OLAN ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE ODYOLOĞUN ÖNEMİ

6.4.2018
288 kez Okunmuştur.

 Tokat Özel Atlıkarıncalar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde göreve başlayan Odyolog Gizem Nur Dişli,işitme kaybı yaşayan çocukların rehabilitasyonu ve eğitimleri konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu.Bu tür durumlarda çocuğun ailesine de  büyük görevler düştüğünü belirten Gizem Nur Dişli,’’ Eğitimim süresince okuduğum bölümün lisansta yeni olmasından dolayı; bazı konularda detaylı bilgiler vermek isterim. Mesleğimiz özellikle çocukların işitme sağlığı ile ilgilendiği için tüm alanlarını fazlaca önemsiyorum. İşitme sorunu olan çocukların gerekli testlerini yaparak tanısını koyduktan sonra; en kısa zamanda işitme cihazı veya koklearimplant için yönlendirmeler yapılmalıdır. Erken teşhis işitme kayıplı bireyi hayata kazandırmak için en önemli noktadır. Sonrasında ise aile eğitimi ve bireyin bireye özgü rehabilitasyon eğitimlerinin yapılması , bireyin en yüksek faydayı sağlayarak engelini aşmasında en önemli durumdur.

Odyoloji; işitme ve işitme-denge bozuklukları alanları ile ilgili çalışmalar yapan bir bilim dalıdır.

Odyolog ise yenidoğan işitme taramasından başlayarak her yaş grubu için işitme sorunu ve denge bozuklukları yaşayan bireylerin gerekli testlerini yapan, yorumlayan ve uygun rehabilitasyon programları belirleyerek gerekli rehabilitasyonları uygulayan kişidir. İlk başta işitme kaybının ne kadar olduğunu ve tipini belirler. Sonrasında herhangi bir medikal veya cerrahi işlemle düzeltilemeyen işitme kayıplarında işitme cihazı uygulamasını yapar. Bunu yaparken her hastaya özgü ayarlanabilen cihazların kişiye uygun olanını dener ve gerçek kulak ölçümleri yaparak hastanın en rahat duyabileceği cihazı seçer ve aile eğitimleri ile bireyin rehabilitasyon eğitimine devam eder. İşitme cihazından fayda görmeyecek derecede ve tipte işitme kaybı olan kişiler için uygun implant kulak burun boğaz hekimleri öncülüğünde belirlenir ve implant için gerekli ölçüm ve ayarlar düzenli olarak odyolog tarafından takip edilir, sonrasında yine aile eğitimleri ile bireyin rehabilitasyonu planlanır ve uygulanır.

İşitme cihazı ve koklearimplantnedir ;

İşitme kaybı tedavisinde genel prensipler olsa da her hasta kendi durumu içinde değerlendirilerek tedavi yöntemi kişiye göre düzenlenmelidir.İşitme kaybı giderilmediğinde ortaya çıkan işitsel yoksunluk her yaş grubunda farklı etkiler oluşturur. Pediatrik grupta işitme kaybı tüm gelişim aşamalarında olumsuzluklara yol açacağından işitme kaybı tespit edilir edilmez;  sorunun giderilmesi gerekmektedir. İşitme kaybı durumu öğrenildikten sonra ilk tercihler medikal ya da cerrahi olmakta son tercih işitme cihazı olmaktadır. Bu sorunun temel nedeni işitme cihazı uygulamalarında yapılan yanlışlardır. Birçok işitme kaybı tipinin geri dönüşü olmadığından aslında işitme cihazı ilk ve tek tercih olmalıdır ve bir odyolog takibinde değerlendirilmesi gereken bir süreçtir.

İşitsel implantlar diğer tedavi yöntemlerinin veya işitme cihazlarının yetersiz kaldığı veya uygulanamadığı durumlarda kullanılan yöntemdir. Bu implantlar aslında işitme sisteminin herhangi bir basamağındaki problemi telafi etmeye yardımcı olan elektronik cihazlardır, halk tarafından biyonik kulak olarak ta bilinir. Hiçbir işitsel girdisi olmayan bireyler bile bu cihazlar vasıtası ile artık duymaya başlamakta ve bu duruma bilişsel olarak alışabilmeleri için kesinlikle rehabilitasyon ve habilitasyon eğitimleri almaları gerekmektedir.

Mesleğimin en çok ilgilendiğim alanı eğitim oldu.Koklearimplantasyon ve cihazlandırma sonrası süreç her çocuk için farklı yönetilir. İşitme cihazından gördüğü fayda, gelişim süreci, ailenin beklentisi bu süreci belirlememizi etkiler. Aile ile beraber dinleme becerileri gelişimi ile başlayacak süreçteki hedefler belirlenip beraber ilerlenir. Henüz daha 4-5 aylıkken cihazlandırılan bebek hastaların gerekli eğitimi aldığında ileriki yaşlarda yaşıtları ile aynı düzeyde konuşma ve anlama becerisi sağladığını gördüğümüz birçok hasta var. Bende bu çocukların gerekli eğitimlerini vererek normal yaşıtları ile aynı okullara giderek ilerde benzer meslekler edindiklerini görmeyi arzuluyorum.

Özel eğitimve rehabilitasyon merkezlerinde odyolog;

İşitme kayıplı çocukların ülkemizde aldığı özel eğitimlerle ilgili yapılan bazı çalışmalar mevcut ve çoğunda yetersizliklerinin olumsuz etkileri nedeniyle işitme kayıplı öğrencilerin; hangi eğitim ortamında eğitim alıyorlarsa alsınlar okul içinde veya dışında sunulacak destek hizmetlere, özel eğitimlere gereksinimlerinin olduğu vurgulanmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan son kanunda işitme engelliler destek eğitim programında zorunlu eğitim personeli olarak odyolog tanımlanmıştır.

İşitme kayıplı çocuklar için rehabilitasyon eğitiminde odyolog gerekliliği;

Erken tanılanarak cihazlandırılan veya koklearimplantı takılan çocuklar için tek başına bunları kullanması asla yeterli değildir. Bu cihazları efektif kullanabilmeleri için bir eğitim odyoloğu gözetiminde eğitim almaları gerekmektedir. Tüm çocuklar için işitsel gelişim profilleri belirlenerek ihtiyaçları olan aktivite ve uygulamalar, yaşamları içindeki değişikliklerin hepsini kapsayan bir eğitim almaları gerekmektedir. Her çocuk için planlanan işitsel rehabilitasyon eğitimi farklıdır, çocuğa özgüdür. Rehabilitasyon eğitimine en erken zamanda başlayıp planlı bir eğitim almaları gerekmekle birlikte tüm işitme kayıplı çocukların duyu bütünleme programına da dahil edilmesi gerekmektedir. Farklı duyularla elde ettikleri bilgileri birleştirebilmeleri için duyu bütünleme çalışmaları önemlidir.  

   İşitme engelli bireyler destek eğitim programında odyolog;

Bireylerin işitme kalıntısını en üst düzeyde kullanmaları, işitsel algı becerilerini kullanarak yaşıtları düzeyinde dil ve konuşma becerisi geliştirmeleri, iletişim becerilerini geliştirerek günlük yaşamda kullanmaları, okuduğunu anlama ve okuma yazma becerilerini geliştirmeleri, temel matematik becerilerini kazanmaları, akıl yürütme becerilerini geliştirmeleri amaçlamaktadır.

İşitme cihazı ve koklearimplant kullanan yetişkinler içinde rehabilitasyonun öneminden bahsetmeden geçmeyelim. İşitsel uyarım alışkanlıkları değişeceği için mutlaka işitsel algı açısından değerlendirmeleri yapılıp rehabilitasyon programına alınmalıdırlar. İşitmesini sonradan kaybeden yetişkinler ise uyarım değişikliğine alışma, farklı ortamlarda karşılaşabilecekleri zorluklarla başa çıkma, konuşmacı hızı konuşma şekli farklılıklarıyla başa çıkma, gürültülü ortamda daha iyi anlama için ne yapılmalı gibi sorunları çözebilmek için, yaşam kalitesini artırabilmek için rehabilitasyon süreci önemlidir.

  Ailenin eğitimdeki rolü;

Çocukların gelişimleri aile ile yaşadıkları ortamda belirlenir, anne-baba model alınan kişiler olduklarından çocuğun odyolojik değerlendirmesi ve sonrasındaki eğitimde aktif olarak yer almaları çok önemlidir. Aileler çok fazla kıyaslama yaparak çocuklar için beklentilerini artırınca buna bağlı olarak uğradıkları hayal kırıklıkları artabilmektedir. Bir ailenin yaptığı bir uygulama o çocuk için işe yararken diğer çocuğa etkili olmayabilir. Mutlaka aileler hangi beceriye nasıl katkıda bulunabileceğini araştırarak bu konuda danışmanlık almalıdır.

Ev ödevi şeklinde değil, ev ortamını zenginleştirerek eğitim uygulamalarının içinde aktif birer birey olmaları gerekmektedir. Bunun içinde yapılacak en önemli şey çocuğu gelişim aşamalarını iyi bilmektir. Örneğin 2 yaşındaki çocuk neler yapabilir bunu bilerek ona göre beklentiyle ve ona uygun aktiviteler, rutinler geliştirmeliler; bunun içinde yine bir odyolog danışmanlığı almaları gerekmektedir.

Gizem Nur Dişli Kimdir ;

  Tokatlıyım. 2012 yılında Gazi Osman Paşa lisesinden mezun oldum ve Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümünü kazandım.

  Bu alanı araştırırken işitme kayıplı çocukların erken tanılanarak eğitimlerinin düzenli yapılmasıyla hayata kazandırılması çok ilgimi çekti ve böylece alanında en uzman hocalarımdan dört yıl süreyle eğitimimi alarak birçok seminer ve kurs programına katıldım, bir yıl Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde stajımı tamamladıktan sonra 2017 yılında mezun oldum.

  Mezun olduktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Odyoloji Bölümünde yüksek lisans eğitimime başladım, ancak yönelmek istediğim alan özel eğitim olduğundan ve doğup büyüdüğüm yer olan Tokat’ta işitme kayıplı çocukların eğitimleri ile ilgili çalışmalar yapmak istediğimden eğitimime ara vererek buraya döndüm.

  Maalesef  ülkemizde odyoloji ile ilgili bilgiye insanlar kolaylıkla ulaşamıyor. Halkımızın bilinçlenmesi adına bölümümle ilgili bilgilendirme yapmak benim için çok önemliydi .Bu şansı bana verdiği için Atlı Karıncalar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kurucusu Serap Gündoğdu Şimşek’e  teşekkür ederim.

 Özel eğitim ve rehabilitasyon alması gereken tüm çocuklar için genel olarak konuşmak gerekirse; belli başlı şeylerin kurum bazında vizyon edinilmesi gerekmektedir;

  •  Çocuklarımızın hayatın her alanına eşit ve tam katılabilecek, özgüvenli, üretebilen ve bağımsız birer birey olarak hayat sürmelerini sağlamak.
  •  Özel eğitimde ilerlemenin ön koşulu olarak gördüğümüz ailelerimizin, çocuklarının eğitim süreçlerine, program ve rehabilitasyon uygulamalarına etkili ve verimli bir şekilde katılımını sağlamak.
  •  Ailelerimizin eğitsel ve psikolojik olarak desteklenmelerini sağlamak
  •  Tüm gelişim alanları için işlevsel değerlendirme yaparak amaca yönelik eğitim planlaması ve Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı hazırlamak.

  Bu amaçları edinerek çocukların her türlü gelişimi için paylaşımda bulunabildiğimiz insanlarla beraber çalışmaktan ve Tokatta olmaktan çok memnunum. ‘’Dedi.

FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 6.4.2018
Güncelleme Tarihi : 6.4.2018
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
LİG PUAN DURUMU
En Son Yorumlar