BAŞKAN CEYLAN ,`` Amaca ancak örgütlü mücadeleyle ulaşılır. ``

6.2.2019
307 kez Okunmuştur.

     Ceylan, “ Eğitim yöneticisine ideolojik bağlamda tanım getirenler, eğitim yöneticilerini toplumu dönüştürmenin aktörü olarak değerlendiriyor”.

   H.Bayram Veli Üniversitesinden Doç.Dr. Mehmet Merve Özaydın, Sakarya Üniversitesinden  Dr. Mustafa BOSTANCI tarafından verilen ve Sorgun Safa Termal Otelde düzenlenen iki günlük teşkilat eğitimine, Genel Başkan Vekili Latif Selvi, Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli,  Şube Başkanı Şaban Ceylan, 1 ve 2 No’lu  Şube Yönetimleri, İlçe yönetimleri ve 320 İş yeri temsilcisi katıldı.

Eğitim öncesi bir konuşma yapan Şube Başkanı Şaban Ceylan, İş yeri temsilcileriyle bir araya gelmeyi, istişarelerde bulunmayı önemsediklerini belirterek ``Daha nitelikli sendikacılığın icra edilmesi ve sendikal bilincin artırılması adına yapılan bu toplantıların teşkilat için çok önemli olduğunun farkındayız. Sendikamızın eğitim, örgütlenme ve mücadeleye bakış açısı, iş yerinde ne kadar hayat bulabilirse, iş yeri temsilcileri tarafından ne kadar uygulanabilirse, hedefimize ulaşmak o kadar kolay olur. İş yeri temsilcileri olarak sizler bizim için değerli ve önemlisiniz. Sendikamız iş yeri temsilcilerinin emeği, iradesi, fedakârlığı ve enerjisiyle büyümektedir. Bu hedef çerçevesinde vizyon belgemizde açıkladığımız gibi işimize, içimize, ve dışımıza yolculuğun her bir aşamasında mesafe kat ederek yürüyüşümüzü sürdürmeliyiz” dedi.

Amaca ancak örgütlü mücadeleyle ulaşılır
Örgütlü mücadele olmadan amaca ulaşmanın mümkün olmadığını anlatan Ceylan, ``Bugüne kadar elde ettiğimiz kazanımlar, örgütlü mücadelemizin eseridir. Geldiğimiz nokta, inanç, duygu ve gönül birliğiyle, birlikte yürüttüğümüz kararlı mücadelenin sonucudur. Yaptığı şeylerle yetinmeyen, bugün daha iyisini yapmaya çalışan, yarına ilişkin planlama yapan bir teşkilat olarak, ter akıtarak, el ele vererek, omuz omuza geldiğimiz bu noktayı asla yeterli görmüyoruz. Bizim davamız, her türlü gündelik hesap ve çekişmenin ötesinde millet ve medeniyet davasıdır. Çalışmalarımızı bu anlayış doğrultusunda sürdürüyoruz. Eğitim ömür boyu süren, bir eylemdir. Bir ülkenin geleceği, çocuklarının, gençlerinin gördüğü, göreceği eğitime bağlıdır. Bu durum, sendikalar ve tüm sivil toplum kuruluşları için de geçerlidir. Yaptığımız işte başarılı olmak istiyorsak, çalıştığımız alan hakkında bilgi sahibi olmalı, kendimizi sürekli yenilemeli ve geliştirmeliyiz.

Eğitim yöneticisine ideolojik bağlamda tanım getirenler, eğitim yöneticilerini toplumu dönüştürmenin aktörü olarak değerlendiriyor.

“Bakanlığın eğitim yöneticiliği konusunda da gel-gitleri var” diye konuşmasına devam eden Ceylan “ Eğitimin tüm paydaşlarını dinleyip  sözün güzeliyle yönetmek doğru olanıdır. Derdimiz eğitimse çözüm mutlaka vardır ve bellidir. Biraz bunları biraz şunları eh işte birazda diğerlerini memnun edecek bir yöntem olamaz” dedi.

 Ceylan “ Eğitime dair her platformda müzakere veya tartışmanın bir yerinde eğitim yöneticiliği değerlendirilir. Eğitimin geleceği için bu kadar önemi haiz bir görev olan eğitim yöneticiliği konusunun gündeme getiriliş biçimi ve müzakere usulü itina isteyen bir husustur. Böyle önemli bir konuda yapılan müzakereler, alanından kopuk, tarafgirlik içeren bir toplum mühendisliğine yönelik art niyetler içermemelidir. Görünenin aksine, bir arka plan ile bazı kavramlar deforme edilerek dışlamanın, ötekileştirmenin, tasfiye etmenin aracına dönüştürülürse, bu yaklaşım, çözüm ve başarı yerine daha büyük sorunlar üretir. Çünkü sosyal olayların seyri, oluşturacağı reaksiyonun etkisine bağlıdır. Bazı dokunuşlarla çok kolay çözüme kavuşturulacak hususlar hatalı müdahalelerle kangren hâle gelebilir”.

Eğitim yöneticisine ideolojik bağlamda tanım getirenler, eğitim yöneticilerini toplumu dönüştürmenin aktörü olarak değerlendiriyor, onlara mutlak anlamda ideolojik bir figür olarak bakıyor; tezlerini, beklentilerini ve itirazlarını kurdukları aidiyetle ilişkilendiriyorlar. Bu ve benzeri anlatımlar üzerinden farklı bakış açısı örneklerini sıralayabiliriz. Her örneği kendince öne çıkaran ve önceleyen başka boyutları ve aynı konuda farklı düşünceleri göz ardı edenler, başarırken bile bir boyutuyla kaybetme riskini içinde taşır. Tek boyutlu yaklaşımlar dayatmacı yanıyla tek tipçi, köreltici, ana amacı eğitim olmaktan uzaklaşan bir icraat ortaya çıkarır. Sığ ve dar kalıplarda sürdürülen tartışmalar, basiretsizlik, başarısızlık ve verilen emeklerin boşa gitmesine neden olur.

Eğitim yöneticiliği angarya olarak niteleyebileceğimiz bir uygulamadır.

Teşkilat eğitiminin açılış töreninde konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi

“Eğitim, birilerinin ifade ettiği gibi, ülkeden ülkeye siyah beyaz gibi değişkenlik gösteren bir alan değildir. Eğitimin ana ekseni, ortak bir faaliyet alanıdır”.

Peki, ülkemizdeki mevcut durum nedir?

Mevcut durumla ilgili bir değerlendirme yaparsak, eğitim yöneticiliği eğitim-öğretim hizmetleri sınıfı içinde ikincil bir görev olup, atılan taşın ürküttüğü kurbağaya değmediği, özel bir vasıf aranmayan, angarya olarak niteleyebileceğimiz bir uygulamadır.

Selvi, “14 Ocak 2019’da ‘Eğitim Kurumu Yöneticilerinin Seçimi ve Yetiştirilmesi: Tespitler ve Bir Model Önerisi’ başlığıyla kamuoyuna açıkladığımız raporlarımızda öne çıkan bazı hususlara dikkat çekecek olursak;  Eş güdüm ve katılımı azami seviyeye taşıyacak önerileriyle, iyi uygulama örnekleriyle eğitim yönetiminde akademik çalışmaların ve başarılı uygulamaların teşvik edildiği, adil, objektif bir “kariyer sistemi” ortaya konulmuştur”  dedi.

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Selvi, “Eğitim yöneticisi eğitimi” öne çıkarılarak yöneticinin alacağı uygulamalı eğitimle sürekli gelişim sağlayacağı bir model uygulama önerilmiştir. Bugüne kadar dikkate değer bir yönetici eğitimine ve yetiştirmeye dönük bir sistem ve uygulama olmamasına rağmen, mevcut yöneticiler mesleki tecrübeleriyle hizmetlerini başarıyla sürdürdüler.

Raporumuzda dikkat çekilen önemli hususlardan biri de eğitim yöneticiliğinin ikinci görev olmaktan çıkarılması, kadro ve unvanı tanımlanmış bir meslek hâline getirilmesi gerektiğine ilişkin öneridir. Ancak bu düzenleme, Öğretmenlik Meslek Kanunu çerçevesinde yapılmalı, okul yöneticiliği müstakil bir kadro ve unvana kavuşturulmalıdır” dedi.

Ülkenin yerel seçim dolayısıyla önemli bir sürece girdiğinin altını çizen Selvi, “Teşkilatlarımız, her zaman millet iradesinden yana oldu, her zaman güzel hizmetlerin yanında oldu; ülkeye sunulan her türlü güzel hizmeti takdir eden yapısıyla milletin takdirini kazandı ve bu süreçte de önemli katkılarda bulundu” ifadelerini kullandı.

Daha sonra grupların eğitimi için oluşturulan salonlarda eğitimler verildi.

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 6.2.2019
Güncelleme Tarihi : 6.2.2019
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
LİG PUAN DURUMU
En Son Yorumlar